İçeriğe geç

Menü

Anasayfa
SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Ankara Ankara Rehber Gündem
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
Politika Ekonomi
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Künye Abonelik Video TV Özel Haber Tanıtım
  • Dolar 49,3487 ▲ %0,18
  • Euro 55,3935 ▼ %0,03
  • Sterlin 65,3510 ▼ %0,04
  • Gram Altın 6.602,93 ▲ %0,87
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,20 ▲ %1,53
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Ankara Rehber

Ankara Etnografya Müzesi: Selçuklu'dan Cumhuriyet'e Kültürel Mirasın İzleri

Görsel: Bernard Gagnon / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Ankara Etnografya Müzesi, Türk sanatının Selçuklu'dan günümüze uzanan örneklerini barındıran, Cumhuriyet dönemi mimarisinin önemli eserlerinden biridir.

Ankara denince akla yalnızca başkentin resmî kurumları gelmez; şehir, binlerce yıllık tarihi ve zengin kültürel dokusuyla da ziyaretçilerini ağırlar. Bu dokunun en değerli parçalarından biri de Altındağ ilçesinde yer alan Ankara Etnografya Müzesi'dir. Kurtuluş Savaşı yıllarında cuma namazlarının kılındığı, eski adıyla Namazgâh Tepesi olarak bilinen alanda kurulan müze, Türk sanatının Selçuklu devrinden günümüze uzanan geniş bir yelpazedeki örneklerini sergiler. Önceleri Arkeoloji Müzesi olarak düşünülen, ardından Resim Heykel Müzesi olmasına karar verilen bina, açılış töreninden sonra bugünkü işlevine kavuşmuştur.

Mimari ve Tarihi Doku

Müze binası, Cumhuriyet döneminin önemli mimarlarından Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından tasarlanmış, müteahhitliğini ise Nafiz Bey üstlenmiştir. Dikdörtgen planlı ve tek kubbeli yapı, küfeki taşıyla kaplı taş duvarları ve oyma süslemeli mermer alınlığıyla dikkat çeker. Binaya 28 basamaklı bir merdivenle çıkılır; kapıdan girildiğinde kubbe altı holüne, oradan da sütunlu iç avluya geçilir. İç avlunun ortasında yer alan mermer havuz, avlu Atatürk'e geçici kabir olarak ayrıldığında bahçeye taşınmış ve çatı kapatılmıştır. İç avlunun etrafında simetrik olarak dizilmiş büyüklü küçüklü salonlar, müzenin iki katlı idare kısmına bitişik olarak konumlanır.

Müzenin önünde at üstünde duran bronz Atatürk Heykeli, 1927'de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İtalyan sanatkâr Pietro Canonica'ya yaptırılmıştır. Bu heykel, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki sanat anlayışının ve Atatürk'e duyulan saygının simgesi olarak müzenin girişini süsler.

Anadolu'nun Zengin Koleksiyonu

Müze, Anadolu'nun çeşitli yörelerinden derlenmiş halk giysileri, süs eşyaları, ayakkabı ve takunya örnekleriyle başlar. Sivas yöresine ait kadın ve erkek çorapları, çeşitli keseler, oyalar, çevreler, uçkurlar, peşkirler, bohçalar ve yatak örtüleri, gelin kıyafetleri ile damat tıraş takımları, geleneksel Türk sanatının günlük yaşamdaki yansımalarını gözler önüne serer. Bu eserler, Anadolu insanının estetik anlayışını ve el emeğini yakından tanıma fırsatı sunar.

Halı ve kilim koleksiyonu ise Türk dokumacılığının önemli merkezlerinden Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas, Ladik, Karaman, Niğde ve Kırşehir yörelerine ait örnekleri içerir. Türklere özgü teknik, malzeme ve desenlerle dokunmuş bu eserler, Anadolu'nun köklü dokuma geleneğini gözler önüne serer.

Maden Sanatı ve Silahlar

Anadolu maden sanatının güzel örnekleri arasında XV. yüzyıldan kalma Memlük kazanları, Osmanlı şerbet kazanları, güğüm, leğen, sini, kahve tepsisi, sahanlar, taslar ve mum makasları gibi çeşitli madeni eserler yer alır. Bu eserler, Osmanlı ve Memlük dönemlerinin işçilik ve estetik anlayışını yansıtır.

Müzede ayrıca Osmanlı Devri yayları, okları, çakmaklı tabancalar, tüfekler, kılıçlar, yatağanlar ve atlas kumaş üzerine işlenmiş, üzerinde Sultan II. Mahmud'un tuğrası bulunan bir Osmanlı Devleti arması sergilenir. Bu silahlar ve arma, Osmanlı askerî tarihinin ve devlet sembollerinin önemli tanıklarıdır.

Tahta İşçiliği ve Dini Eserler

Türk ağaç işçiliğinin en güzel örnekleri arasında Selçuklu Sultanı III. Keyhüsrev'in tahtı (13. yüzyıl), Ahi Şerafettin Sandukası (14. yüzyıl), Nevşehir Ürgüp'ün Damsa Köyü Taşhur Paşa Camii mihrabı (12. yüzyıl), Siirt Ulu Camii Mimberi (12. yüzyıl) ve Merzifon Çelebi Sultan Medresesi Kapısı (15. yüzyıl) yer alır. Bu eserler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki ahşap oymacılığının ve sanat anlayışının zirvesini temsil eder.

Müzede ayrıca Türk çini porselenleri, Kütahya porselenleri, tasavvuf ve tarikat ile ilgili eşyalar ile Türk yazı sanatının güzel örneklerinden levhalar bulunur. VII. Dönem TBMM üyesi Besim Atalay'ın müzeye armağan ettiği koleksiyon, çeşitli devirlere ait Türk sanat tarihlerini içerir. Müzenin ihtisas kütüphanesi ise özellikle Anadolu etnografyası, folkloru ve sanat tarihi ile ilgili eserleri barındırır.

Ankara Etnografya Müzesi, yalnızca bir sergi alanı değil; aynı zamanda Türk kültürünün ve sanatının hafızasını taşıyan bir kültür hazinesidir. Selçuklu'dan Cumhuriyet'e uzanan bu zengin mirası yakından görmek isteyenler için müze, Ankara'nın mutlaka ziyaret edilmesi gereken duraklarından biridir.

Kaynak: ankara.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Bernard Gagnon, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…