Yapı Kayıt ve Hobi Bahçesi Mağdurları Meclis Gündeminde ;

Lider Büro-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tülin Özer, yapı kayıt mağdurları ve hobi bahçesi sahipleriyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çeşitli temaslarda bulundu. Gerçekleştirilen görüşmelerde vatandaşların yaşadığı mağduriyetler, barınma hakkı ve mülkiyet sorunları gündeme taşındı.
Meclis ziyaretleri kapsamında Selçuk Özdağ ile görüşen heyette, İbrahim Hacıoğlu da yer aldı. Görüşmelerde özellikle yapı kayıt süreçleri ve hobi bahçelerine yönelik uygulamalardan kaynaklanan hukuki belirsizliklerin vatandaşlar üzerinde oluşturduğu mağduriyetler ele alındı.
Tülin Özer yaptığı açıklamada, son yıllarda binlerce vatandaşın yapı kayıt süreçleri ve hobi bahçelerine ilişkin uygulamalar nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, özellikle emekliler, dar gelirli aileler, kamu çalışanları ve küçük ölçekli üretim yapan vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını ifade etti.
Özer, “Bugün birçok vatandaşımız yıllarca çalışarak elde ettiği birikimleriyle oluşturduğu yaşam alanlarını kaybetme korkusu yaşamaktadır. Emekli maaşıyla geçinmeye çalışan ve tek güvencesi kendi emeğiyle yaptığı evi olan vatandaşlarımızın yaşam hakkı fiilen kısıtlanmaktadır” dedi.
“Hobi bahçeleri yalnızca bireysel kullanım alanı değildir” diyen Özer, bu alanların aynı zamanda üretim, ekonomik katkı ve sosyal dayanışma açısından önemli olduğunu vurguladı. Bahçelerinde üretim yapan vatandaşların hem aile bütçelerine katkı sağladığını hem de ülke ekonomisine destek verdiğini belirten Özer, bu alanların sürekli hukuki belirsizlik içerisinde bırakılmasının sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Açıklamada ayrıca mevcut mağduriyetlerin giderilmesi için kapsamlı ve kalıcı bir yasal düzenleme yapılması gerektiğine dikkat çekildi. Özellikle şu başlıklarda çözüm beklendiği kaydedildi:
- Yapı kayıt süreçlerinde yaşanan idari karmaşaların giderilmesi,
- Mevcut yapıların teknik ve güvenlik kriterleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi,
- Hobi bahçelerine ilişkin uygulamalarda vatandaş mağduriyetini önleyecek düzenlemelerin yapılması,
- Yıkım ve ağır yaptırımlar yerine çözüm odaklı uygulamaların benimsenmesi,
- Dar gelirli vatandaşlar için hukuki koruma ve geçiş süreçlerinin oluşturulması,
- Barınma ve yaşam hakkını esas alan sosyal politika yaklaşımının güçlendirilmesi.
Özer, Anayasa’da güvence altına alınan mülkiyet hakkı, hukuk devleti ilkesi ve insan onuruna yakışır yaşam anlayışı çerçevesinde devletin vatandaşın huzurunu ve sosyal bütünlüğünü koruma sorumluluğu bulunduğunu belirterek, yapılacak düzenlemelerin cezalandırıcı değil, toplumsal gerçekleri gözeten bir anlayışla hazırlanması gerektiğini söyledi.
Toplumun geniş kesimlerini etkileyen bu sorunların çözümü için kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, hukukçular ve karar vericilerin ortak akıl çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini ifade eden Özer, vatandaşların yılların emeğiyle oluşturduğu yaşam alanlarının korunmasının sosyal adalet ve toplumsal huzur açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
FATİH DEMİREL / ANKARA


Bir yanıt yazın