Özellikle Balkan ülkelerindeki paralı üniversitelerden alınan diplomalar, Türkiye’de hemen her dönem tartışma konusu oldu. Eğitim kalitesi itibarıyla tartışılan bazı yabancı üniversitelerden alınan eğitime yönelik, “Diploma enflasyonu” eleştirileri getirildi.
Yurt dışı diplomalarına yönelik denklik tartışmaları ise her dönem hararetini korudu. YÖK’ün yıldan yıla değişen tutumu, “Eğitim hakkının ihlali” olarak değerlendirilse de çoğu zaman kritik branşlarda niteliksiz istihdamın da önünü açtı.
Anayasa Mahkemesi, yurtdışında alınan lisans eğitimine ulusal düzeyde denklik tanınmasına yönelik emsal niteliğinde bir karara imza attı. 13 Ocak 2026 tarihinde alındığı öğrenilen kararın gerekçesinde eğitim kalitesine vurgu yapıldı.
YÖK’TEN ŞART
Volkan C, 2014-2018 döneminde Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nde bulunan bir üniversiteden mezun oldu. Mezuniyetin ardından Volkan C, “Lisans diploması denklik” için YÖK’e başvurdu. YÖK Hukuk Bilim Alanı Danışma Komisyonu, Volkan C’nin denklik alabilmesi için hukuk alanında seviye tespit sınavına tabi tutulması ve sınavda başarılı olması halinde temel hukuk alanındaki dersleri tamamlaması gerektiğini kaydetti. Böylelikle Volkan C. için denklik, belirli şartlara bağlandı.
AYM’DEN RET
Başvurusu şarta bağlanan Volkan C, AYM’nin yolunu tutu. Yüksek Mahkeme, başvurucu tarafından yapılan, “Eğitim hakkının ihlali” başvurusunu 13 Ocak 2026 tarihinde karara bağladı. AYM’nin kararında, “Eğitim hakkının ihlali” iddiası kabul edilemez bulundu.
“ÖLÇÜLÜ MÜDAHALE”
Kararın gerekçesinde ise ders niteliğindeki şu bazı tespitlere yer verildi:
“YÖK, başvurucunun mezun olduğu üniversitede hukuk eğitimi kapsamında aldığı derslerin Türk hukuk sisteminde mesleki yeterliliği karşılaması bakımından ciddi şüpheler doğurduğunu ifade etmiştir.
Yükümlülüklerin yabancı bir hukuk sisteminde alınan eğitim ile Türkiye’deki hukuk fakültelerinin müfredatı arasındaki farklılıkları gidermeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Tamamlanması istenen derslerin de yalnızca temel ulusal hukuk alanlarına ilişkin olduğu görülmektedir. Ayrıca denklik talebinin doğrudan reddedilmemiş olması da başvurucuya tespit edilen eksiklikleri giderme olanağı tanındığını göstermektedir. Bu çerçevede aranan asgari başarı puanının makul bir yeterlilik seviyesini yansıttığı ve getirilen koşulların eğitimde kalite güvencesini sağlama amacına uygun, gerekli ve başvurucuya aşırı bir külfet yüklemeyen ölçülü bir müdahale niteliği taşıdığı sonucuna varılmıştır.”


Bir yanıt yazın