HABER MERKEZİ
Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, bölgedeki madencilik faaliyetlerine ve doğa talanına karşı sesini yükseltmek amacıyla İstanbul Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda “Emperyalist talana, ranta, madene hayır” sloganıyla ekoloji mitingi düzenledi.
Burada yapılan açıklamada, ülkenin dört bir yanının kalkınma adı altında talan edildiği belirtildi.
Katılımın yoğun olduğu eylemde, hak arayan işçilerin, doğasını savunan köylülerin ve gerçeği dile getirenlerin baskı ve gözaltılarla susturulmak istendiği vurgulanırken, “Absürt gerekçelerle tutuklanan Esra Işık’ın durumunu asla kabul etmiyoruz. Bu adaletsizliği her alanda teşhir etmeye devam edeceğiz. Doğayı savunmanın suç olmadığını bir kez daha hatırlatarak Işık’ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” denildi.
Açıklamada, yalnızca Akbelen değil, ülkenin dört bir yanının ‘kalkınma’ adı altında talan edildiği vurgulandı.
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
“Başta Dersim olmak üzere ülkenin dört bir yanı, şirketlerin kâr hırsına kurban edilmek istenen açık birer pazar haline getirilmiştir. Bu süreçte yeraltı ve yerüstü varlıklarımız uluslararası sermayeye peşkeş çekilmekte; kutsal mekânlarımız, meralarımız, ormanlarımız, dağlarımız ve mezar yerlerimiz ‘yatırım alanı’ adı altında emperyalist şirketlerin insafına terk edilmektedir.
Dersim’in dörtte üçü maden sahasına çevrilmek istenmektedir. Hozat – Pertek Sekasur bölgesinde planlanan pomza maden projesi, bölge halkının ve Sekasur Çevre ve Doğa Platformu’nun 200 gün süren kararlı çadırlı direnişiyle engellenmiştir. Ancak saldırılar hız kesmemektedir; son olarak Pülümür ilçemizdeki Hel ve Bağır dağları ile Karagöz köyü dahil toplam altı köyü kapsayan yeni bir maden projesiyle karşı karşıyayız. Dağlarımızın vahşi madencilikle parçalanmasına, derelerimizin HES’lerle kurutulmasına, topraklarımızın JES’lerle zehirlenmesine ve yaşam alanlarımızın RES projeleriyle kuşatılmasına izin vermeyeceğiz.” “Nerede bir maden projesi, HES, JES veya RES varsa; orada direniş vardır. Nerede bir talan varsa, biz orada olacağız” denilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Yaşanan süreç kalkınma hamlesi değil; açık bir ekolojik yıkım, kültürel bir yok etme ve asimilasyon politikasıdır. Bu yağma düzenine geçit vermeyecek, yaşam alanlarımızı savunacağız.”


Bir yanıt yazın